Çemişgezekliyiz Ziyaretçi defteri Mesajları

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş
Toplam : 327 mesaj
Sayfalar : 12345678910111213141516171819202122
L.Murat ERSOY/Çemişgezek 26/09/2009 02:02 lmuratersoy@hotmail.com IP:78.162.210.xxx  
Bu konu, başkasının yaptığı ibadetin ve hayrın ölüye ulaşıp ulaşmaması ile ilgilidir. Bir insanın ölüleri için yapacağı dua ve hayırdan onların yararlanacağını ifade eden ayet ve hadisler vardır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de:''Onlardan sonra gelenler derler ki: Ey Rabbımız, bizi ve bizden önce inanan kardeşlerimizi bağışla... ''(24)buyurulmuştur. Az önce de ifade ettik. Peygamberimiz katıldığı bir cenazede: “Kardeşiniz için Allah'tan mağfiret dileyin. Zira o, şu anda sorgulanmaktadır.'' buyurmuş, ölüye dua edilmesini önermiştir. Yine Peygamberimiz: ''İnsan öldüğü vakit ameli kesilir. Yalnız üç şeyden; devam eden sadakadan, faydalanılan ilimden ve kendisine dua eden iyi evlattan kesilmez (amel defterine sevap yazılır.)''(25) buyurmuştur. Bir adam Peygamberimize gelerek: - Ey Allah'ın elçisi, annem ansızın öldü vasıyyet de etmedi. Sanıyorum konuşmuş olsa fakirlere sadaka verirdi. Acaba onun için ben sadaka versem ona ecir olur mu? demiş, Peygamberimiz: - “Evet, olur”, buyurmuş.(26) Bunun bir başka canlı delili de cenaze namazıdır, bu namazda ölüye yaptığımız duadır. İşte bu ayet ve hadisler çok açık bir şekilde insanların ölüleri için yapacakları dua, hayır ve iyilikten onların yararlanacağını ifade etmektedir. Ve yine İslâm âlimleri, insanın yaptığı ibadetin sevabını bir ölüye bağışlayabileceğini söylemişlerdir. Ancak bir ücret karşılığı olmayan, Allah rızası için okunan Kur'an'dan ölü yararlanır. Ücret karşılığı okunan Kur'an ibadet olmayacağı için bundan ölüye de bir fayda olmaz.
   
L.Murat ERSOY/Çemişgezek 26/09/2009 01:58 lmuratersoy@hotmail.com IP:78.162.210.xxx  
Bugün cenaze defnedildikten sonra mezar başında yapmakta olduğumuz bazı işler vardır ki, bunların dinimizin emri olup olmadığı hep tartışılmıştır. Bunlar, ölüye karşı görevlerimiz cümlesinden olmamakla beraber, bunlara da temas etmek bilgi bakımından yararlı olacaktır. Yoksa yerleşmiş bir geleneğin değiştirilmesi hemen hemen mümkün değildir. Mezar başında Yasin Sûresi’ni okumak, bu işlerden birisidir. Ölü defnedildikten sonra mezar başında dua etmenin Peygamberimiz tarafından tavsiye edildiği ve bizzat kendilerinin de dua ettiği az önce ifade edilmişti. Ancak Peygamberimizin mezar başında Yasin-i Şerif ve diğer sûrelerden her hangi birini okuduğuna dair güvenilir bir rivayet bulunmamaktadır. Ölülere Yasin Sûresi’nin okunması ile ilgili Makil b. Yesar'ın rivayet ettiği bir hadisi şerif vardır. Bu hadis-i şerifte şöyle buyurulur: ''Yasin Kur'an'ın kalbidir. Allah'ı ve ahiret gününü niyetine alarak hiçbir kimse onu okumaz ki bağışlanmasın. Onu ölülerinize okuyun.''(22) Darekutni (306-385) bu hadisin isnadının zayıf ve metninin meçhul olduğunu ve bu konuda sahih bir hadis bulunmadığını söylemiştir. İmam A'zam Ebû Hanife de bu görüşte olduğu için mezar başında Kur'an okumanın mekruh olduğu görüşündedir. İbn Hibban da sahihinde hadisteki, ''ölüleriniz'' demek, ''ölmek üzere olanlarınız'' demektir, demiş ve Yasin'in ölümden sonra değil, ölmeden önce hastaya okunması görüşünü belirtmiştir. İbn Hibban'ın Ebû’d-Derda ve Ebû Zer'den rivayet ettikleri bir hadiste Peygamberimiz: “Ölmek üzere olan her hangi bir kimsenin yanında Yasin okunacak olursa, Allah ona kolaylık verir.”(23) buyurmuştur.
   
L.Murat ERSOY/Çemişgezek 26/09/2009 01:47 lmuratersoy@hotmail.com IP:78.162.210.xxx  
Peygamberimizin mübarek yüzü bir bürde-i yemani ile örtülü idi. Yüzünden örtüyü kaldırdı, sonra üzerine kapandı ve iki gözü arasını saygı ile öptü ve ağlamaya başladı. Daha sonra da; ''Ey Allah'ın Peygamberi, babam anam sana feda olsun. Allah Teâlâ sana bu ölüm şiddetinden başka ikinci bir keder vermeyecektir. Muhakkak olan bu ölüm geçidini ise atlatmış bulunuyorsunuz'' diye yas tuttu.(18) Değerli mü’minler! Bundan sonra ölü yıkanır. Kefenlenir ve namazı kılınır. Ölü yıkanıp kefenlendikten sonra varsa borçları ödenir. Peygamberimiz buyuruyor: ''Mü’minin ruhu, borcu ödeninceye kadar ona bağlı kalır.''(19) Böylece borçtan kurtulmuş olarak ahirete intikali sağlanmış olur. Namazı kılındıktan sonra defnedilmek üzere mezara götürülür. Bu da müslümanlar üzerinde ölünün son bir hakkıdır. Peygamberimiz buyuruyor: “Bir kimse faziletine inanarak Allah'ın sevabını umarak müslümanın cenazesini izler ve namazı kılınıp defnedilinceye kadar beklerse, her biri Uhut Dağı kadar olan iki kırat sevapla döner. Bir kimse cenazenin namazını kılıp defnolunmazdan evvel ayrılırsa, bir kırat sevapla döner.''(20) Hadiste geçen iki kırat, bir kırat sevap, çokluktan kinayedir. Yalnız namazını kılıp ayrılan kimsenin alacağı sevap, namazını kıldıktan sonra ayrılmayıp mezara konuncaya kadar bekleyen kimsenin alacağı sevabın yarısıdır. Cenaze defnedildikten sonra mezar başında bulunanlar ölüye dua ederler. Peygamberimiz öyle yapar, bize de böyle yapmamızı öğütlerdi. Osman İbn Affan (r.a.) anlatıyor: Peygamberimiz ölü defnedildikten sonra onun başında durup: ''Kardeşiniz için istiğfar ediniz. Zira o, bu anda sorgulanmaktadır.”(21) buyurmuştur.
   
L.Murat ERSOY/Çemişgezek 26/09/2009 01:42 lmuratersoy@hotmail.com IP:78.162.210.xxx  
Dinimizin yasakladığı aşırılıktır; bağırıp çağırmak, saçı ve başı yolmaktır. Nitekim Peygamberimiz: “Her kim ölüleri için avucunu, yanaklarını, yüzünü döver, yakalarını yırtar ve cahiliyet adeti üzere feryad-ü figan eylerse bizden değildir, bizim adetimizin dışındadır."(14) buyurmuştur. Enes (r.a.) anlatıyor: Peygamberimiz oğlu İbrahim'in yanına girdi. İbrahim ruhunu teslim ediyordu. Peygamberimizin gözleri yaşardı. Abdurrahman b. Avf:
-Ey Allah'ın Resûlü, sen de mi ağlıyorsun? deyince, o âlemlere rahmet olan Peygamberimiz:
- “Ey İbn Avf, bu gördüğün şefkat belirtisidir.”, dedi ve devamla: ''Göz yaşarır, kalb üzülür. Biz ancak Rabbimizin razı olacağı sözleri söyleriz. “Ey İbrahim, biz senin aramızdan ayrılmanla kederliyiz.'' buyurdu.(15)Üsâme b. Zeyd anlatıyor: Peygamberimize kızının ölüm halinde bulunan oğlunu getirdiler. Peygamberimizin gözleri yaşardı. Bunun üzerine Sa'd b. Ubade: Ey Allah'ın Resûlü bu nedir ? dedi. Peygamberimiz: “Bu rahmettir. Allah onu sevdiği kullarının kalbine koymuştur. Allah ancak yumuşak kalbli kullarına merhamet eder.”(16) buyurdu ve üzülmenin, ağlamanın tabiî olduğunu söyledi. Ölünün yüzünün açılarak öpülmesinde bir sakınca yoktur. Hz. Aişe (r.a.) diyor ki: Peygamberimiz, Osman İbn Ma’zun (r.a.)’un cenazesinin üzerine kapanarak onu öptü ve ağladı. Hatta gözyaşları mübarek yanakları üzerine aktı.(17) Hz. Ebû Bekir de Peygamberimizin mübarek naşını öpmüştür. Hz. Aişe anlatıyor: ''Peygamberimiz irtihal ettiği zaman Ebû Bekir (r.a.) Sünüh Mahallesi’ndeki evinde idi. Ata binip mescide geldi. Atından inip mescide girdiğinde kimseye bir şey söylemeden doğruca benim odama girdi. Hemen Peygamberimize yaklaştı.
   
L.Murat ERSOY/Çemişgezek 26/09/2009 01:38 lmuratersoy@hotmail.com IP:78.162.210.xxx  
Çünkü Peygamberimiz şöyle buyurmuştur: "Son sözü, ‘Lâilâhe İllallah’ olan kimse cennete girer."(10) Ölüm olayı vukû bulunca gözleri kapanır, çenesi bağlanır, üzerine boylu boyunca bir örtü çekilir ve bundan sonra yapılacak işlere başlanır. Ümmü Seleme (r.a.) şöyle demiştir: Peygamberimiz vefat eden Ebu Seleme (r.a.)’nin yanına girdi. Ebu Seleme'nin gözleri açık kalmıştı. Peygamberimiz gözlerini kapadı, sonra: "Şüphesiz ruh alındığı zaman, göz onun arkasından baka kalır." buyurdu. Ailesinden bazıları çığlık attılar. Bunun üzerine Peygamberimiz: "Kendinize ancak hayır dua edin. Çünkü melekler söylediklerinize âmin derler." buyurdu, sonra da şu duayı yaptı: “Allahım, Ebu Seleme'yi affet, derecesini hidayete erenlere yükselt, arkasında kalanlarını sen koru. Bizi de, onu da bağışla. Ey Alemlerin Rabbi, bu ölünün kabrini genişlet ve kendisine orada bir ışık yarat.”(11) Ölüm haberini duyanlar hemen Allah'a sığınırlar, yani "İnna lillâh ve innâ ileyhi raciûn -Biz Allah'ın kullarıyız ve O'na döneceğiz-" derler. Nitekim Allah Teâlâ bunu bize şöyle öğretiyor:
“O sabredenler kendilerine bir bela geldiği zaman “Biz Allah 'ın kullarıyız ve O’na döneceğiz'' derler.”(12) Peygamberimiz de şöyle buyuruyor: “Bir musibet ve felaketle karşılaşan ve "Biz Allah'ın kullarıyız ve O'na döneceğiz. Allah'ım musîbetim içinde bana ecir ver, kaybettiğimden daha hayırlısını ihsan buyur." diyen hiçbir kul yoktur ki, Allah ona musibeti karşılığında ecir vermesin ve kaybettiğinin yerine daha iyisini lutfetmiş olmasın.(13) Yakınlarını ve sevdiklerini kaybeden insanlar elbette üzülür ve ağlarlar. Bu tabiidir. Dinimiz bunu yasaklamamıştır. Esasen bu insanın elinde de değildir.
   
L.Murat ERSOY/Çemişgezek 26/09/2009 01:33 lmuratersoy@hotmail.com IP:78.162.210.xxx  
Cenazeyi İzlemek
Cenazeyi izlemek demek, namazı kılındıktan sonra mezara götürülürken arkasından yürümek demektir. Onu bu ebedî yolculuğunda yalnız bırakmamak ve mezara kadar da olsa ona arkadaşlık yapmaktır. Onunla birlikte mezara gidecek olan, yaptıkları ve öğrendikleridir. Peygamberimiz ne güzel buyurmuş: “Ölüyü (mezara giderken) üç şey takip eder. Bunlardan ikisi geri döner, biri kalır. Onu ailesi, (dost ve yakınları) malı ve yaptıkları takip eder; ailesi ile dostları ve malı geri döner, yaptıkları kalır.'' (7) Cenazeyi takip etme görevi ile birlikte diğer görevlerimizi de hatırlatmakta yarar vardır. Hastada ölüm belirtileri görüldüğünde, eğer zorluk yoksa hasta kıbleye karşı sağ yanı üzere çevirilir. Ayakları Kıble’ye doğru ve başı biraz yükseltilerek arkası üstüne de yatırılabilir . Söyleyeni anlayabilecek durumda olan hastaya başucunda bulunanlardan birisi aralıklarla kelime-i tevhidi telkin eder, yani "Lâilâhe İllallah Muhammedü'r-Resûlüllah" der. Sadece kendisi söyler, hastaya "sen de söyle" demez. Asıl telkin budur. Çünkü Peygamberimiz, "Ölülerinize Lâilâhe İllâllah sözünü telkin ediniz." buyurmuştur.(8) İmam Nevevî (H. 354) ve İbn Hibban (H. 631-676) hadis-i şerifte ki, "Ölülerinize" demek, "ölmek üzere olan hastalarınıza" demektir demişlerdir. İslâm âlimleri bu hadis-i şerife dayanarak ölmek üzere olan hastaya bu telkinin yapılmasında ittifak halindedir.(9) Bu telkin ile onun son sözünün kelime-i tevhid olmasını ve Peygamberimizin müjdesine ermesini sağlamaktır.
   
L.Murat ERSOY/Çemişgezek 26/09/2009 01:29 lmuratersoy@hotmail.com IP:78.162.210.xxx  
(Aşağıdaki yazının,Diyanet İşleri Başkanlığının Şubat,2002 sayısından alıntı olduğunu belirtmek isterim.Yazının sonunda da kendi düşüncelerimi paylaşacağım!...)
Vefat Eden Din Kardeşimize Karşı Görevlerimiz
Değerli mü’minler! Bugünkü sohbetimiz, ahiret yolcusunu uğurlarken ona karşı görevlerimizle ilgili olacaktır. Allah Teâlâ Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruyor: “De ki: Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görünen ve alemi de bilen Allah’a döndürüleceksiniz, o size yaptıklarınızı haber verecektir.” (1)
Ölüm, her canlı için mukadder bir sonuçtur. Kaçmakla ondan kurtulmak mümkün değildir. Bununla beraber ölümü temenni etmek de tavsiye edilmemiştir. Peygamberimiz buyuruyor: ''Sakın sizden hiç biriniz ölümü temenni etmesin. Çünkü o, hayır ve iyilik sahibi ise, yaşayıp iyiliğini artırması (ve Allah katındaki derecesini yükseltmesi) umulur. Eğer günahkar bir kişi ise günün birinde tövbe ederek Allah'ın rızasını dilemesi bek1enir.''(2)
Mü’minin görevi ölümü hatırlamak ve ona hazırlıklı olmaktır. Ölüme hazırlanmak demek, her işini dürüst ve ölçülü yaparak ölüm sonrası Allah'a verilecek hesaba hazırlanmaktır. Bu da ancak Allah'ın emirlerine uymak ve yasaklarından sakınmakla mümkündür.
Yüce dinimiz, ölen bir din kardeşimizin hastalığından itibaren mezara konuncaya kadar ona karşı bize bir takım görevler vermiştir. Bu görevlerimizi hatırlatan bir hadisi şerifte Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: ''Müslümanın müslüman üzerinde beş hakkı vardır: Selamı almak, hastayı ziyaret etmek, cenazeyi takip etmek, davete icabet etmek ve aksırana Allah merhamet etsin demektir.''(3)
   
alaattin/ 25/09/2009 21:55 IP:194.27.48.xxx  
okulunuzun sitesini yakından takip ediyorum. yapılan çalışmaları gururla izliyorum. ancak sitenizde okulunuzda görev almış müdürlerede yer verirseniz bir eksikliği gidermiş olursunuz diye düşünüyorum.herkese selamlar.
Alaattin UCA
   
yavuz koçak/çemişgezek-bölmebölen 22/09/2009 17:49 yavuzkocak_@hotmail.com IP:78.172.108.xxx  
gönderimi okuyan herkese saygılar sevgiler selamlar... çemişgezekte birçok yönde(sağlık,ulaşım,eğitim...) ciddi atılımların olması çemişgezekliler olarak bizleri gerçekten hem çok sevindiriyor hem de çok duygulandırıyor. bir zamanlar ya bir sürgün yeri ya bir terör yeri olarak tanınan ya da adı hiç duyulmayan çemişgezek e bir küçük kasaba gözüyle bakılıyordu. oysa şimdi artık hastanesiyle ulaşımıyla eğitimiyle vs. kendine yeten bir ilçe haline gelmeye başladı. turizm konusunda biraz daha ilgiye ihtiyacı var çemişgezek imizin.o da olacak inşallah. ben çemişgezek belediye başkanı sayın metin levent yıldız a teşekkürlerimi sunmak istiyorum. ha unutmadan çemişgezek sitesinin bir şeylerle duldurulmasını artık bekliyoruz. hangi butonu tıklasak ne zamandan beridir yapım aşamasında.
   
ergün yıldız/BURSA 21/09/2009 01:25 ergunyildiz06@yahoo.com IP:78.175.196.xxx  

Saygıdeğer Çemişgezek'liler.....!
Bayramlar; ihtilafların çözüme kavuşması, hiziplerin bitmesi, dargınlıkların unutulması, küsler arasındaki mesafelerin kalkması gereken özel zamanlardır.
Daha çok sevgi ve karşılıklı saygıyla; bir arada yaşamak, birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere müsaade etmemeliyiz.
Bu duygu ve düşüncelerle,
Mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik eder,Büyüklerimin ellrinden küçüklerimin gözlerinden öperim.
Saygılarımla:
   
orhan yapmaz/ 17/09/2009 16:03 orhan.yapmaz.62@hotmail.com IP:88.227.32.xxx  
ben orfhan yapmaz 26.08.2009 tarihinde mesaj göndermiştim.okulumda değişiklik oldu.çemişgezek istiklal ilköğretim okuluna naklimi aldım.bana ulaşmanız için numaramı veriyorum.05315696263.bu numaradan ulaşabilirsiniz.
   
orhan yapmaz/çemişgezek 26/08/2009 23:22 orhan.yapmaz.62@hotmail.com IP:95.65.243.xxx  
merhaba ben orhan yapmaz çemişgezeğin akçapınar köyünde oturuyorum.payamdüzü ilk öğretim okulu 8. sınıf öğrencisiyim.sbs de çemişgezek 1. siyim(461 puanla) iki kardeşiz kardeşimde bu yıl birinci sınıfa başlayacak.annem ve babam ayrı biz annemin yanında kalıyoruz,okula devam edebilmem için bazı sıkıntılar çekiyoruz servis parası ve yemek parasını karşılayamıyoruz.sizden okul masraflarımı karşılamam için sizden burs istiyorum YARDIMLARINIZI BEKLİYORUM....
   
Celal ÇELİK/ANTALYA 26/08/2009 17:14 vet_c.celik@hotmail.com IP:88.247.243.xxx  
SBS DE İSTİKLAL İLKÖĞRETİM OKULU TUNCELİ İL DÖRDÜNCÜSÜ OLMUŞ
Başarıda büyük emeği olan ve ilçemiz eğitimine çok büyük emeği geçen Selahattin ATEŞ hocama ve emeği geçen tüm öğretmenlerimize yürekten teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum
   
ahmet özçelik/çemişgezek-goçolu 23/08/2009 20:56 a-sayarona-ahmet@hotmail.com IP:88.252.169.xxx  
merhaba, güzel çemişgezekte yaşayan herkese saygı ve sevgilerimi gönderir sağlık ve mutluluk dolu günler dilerim.
   
Adnan ÖZÇELİK/Çemişgezek-GOÇOLU 17/08/2009 17:25 adnan-ozcelik@hotmail.com IP:81.213.183.xxx  
Çemişgezek sözcüğü geçtiğinde içinde bişeylerin tutuştuğunu hisseden herkese merhaba.Ben ilkokul arkadaşlarıma ulaşmaya çalışıyorum(1968-1973)Öğretmenimiz rahmetli Nurullah Özkan’dı.Duyan bilen olursa lütfen haber versin.Mesala Ali Fatik,Birsen Engin,Sayder Çıplak,Selahattin-Şerefnur Güntemur kardeşler(Babaları savcıydı sanırım)Dilek Güner,Kibar,Abdullah Özçelik,Hıdır Tekin,Fatma Çelik,Süreyya…,Hıdır Demirtaş,Köseler...ve adlarını soyadlarını hatırlayamadığım diğer arkadaşlarım.Buralarda biriniz bu çağrıya rastlarsanız iletişim kurarsanız çok mutlu olacağımıza inanıyorum...Herkesin sağlıklı olmanın ve hatırlanmanın sevincini yaşaması dileğiyle...
   

« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş
Toplam : 327 mesaj
Sayfalar : 12345678910111213141516171819202122
aSgbookPHP v1.5